Basında Biz
| Şubat 11, 2013 | www.linkinsankaynaklari.com Danışmanların Öyküleri |

Nergis Bozyiğit
Kurumsal İletişim Danışmanı
Kendinizden bahsedebilir misiniz?
Avşa adasında dünyaya geldim. Kendisi okuyamamış ama çocuklarını okutmak için elinden gelen herşeyi yapan anne babanın; 3 kız çocuğundan en büyüğüyüm.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’ nden 1998 yılında birincilikle mezun oldum. Okul dönemim boyunca Eskişehir’ de yaşadığım için -İstanbul’ daki arkadaşlarımdan geri kalmamak adına- her bulduğum fırsatta İstanbul’ a gelip staj yaparak zamanımı değerlendirdim.
Milliyet Gazetesi, Ankara Radyosu, Anadolu Üniversitesi içerisindeki Halkla İlişkiler Birimi gibi kurumsal yapılarda bulundum. Bir taraftan da “İstanbul’ da gazetecilik nasıl yaparım?” sorusunun cevabını araştırıyordum. Milliyet Gazetesi’ nde staj yapıyor olmam sebebiyle yine orada çalışmak fikri bana daha uygun geliyordu ama okulun kapanmasına 1-2 ay kala, Hürriyet Gazetesi’ nin Yayın Direktörü Fikret Ercan’ ın okulumuza gelmesi fikrimi değiştirdi diyebilirim. O ziyaret sırasında, Fikret Bey ile tanışmış; kendimi anlatma imkanı bulmuştum. Sağolsun kendisi Hürriyet Yayın Grubu’ nda işimin garanti olduğunu belirtip daha mezun olmadan bana iş dünyasının kapılarını aralamıştı.
O aralar İngiltere’ den burs daveti almış olsam da Gazetecilik tarafım ağır bastığı için İstanbul’ a geldim. Tempo Dergisi’ nde muhabir olarak Muhittin Sirer ile çalışmaya başladım. (Kendisine de buradan teşekkürlerimi iletiyorum çünkü ondan çok şey öğrendiğime inanıyorum.)
3 yıl burada çalıştıktan sonra Sabah Gazetesi’ nin Zest Dergisi’ nde kısa bir süre editör olarak çalıştım. Dergi kapatınca, (o dönem internet medyasının öne çıktığı zamanlardı) Number One’ nın internet içerik editörü olarak çalışmalarıma devam ettim. (Şimdi düşünüyorum da, işimin evime çok yakın olması sebebiyle en keyifli zamanlarımdı.) Fakat o dönem 2001 krizi çıkmıştı. Ben de Gazetecilik ile ilgili hayat kırıklığına uğramış olduğum için kariyerimi tekrar gözden geçirme kararı aldım.
Okul yıllarında Halkla İlişkiler derslerini yoğun olarak aldığımız için PR tarafındaki çalışmalarıma ağırlık verdim. İnternet yoğun olarak kullanılmadığı için bir kırtasiyeden fax çekerek CV’ mi Pronto Halkla İlişkilere gönderdim. Pronto Halkla İlişkiler o sırada önemli bir halkla ilişkiler şirketiydi. Orada çalışmaya başlamamın cevabı “Gazetecilik yapmak istiyormuyum? İstemiyormuyum?” sorusunu kendi kendime sorduğum zaman gerçekleşti. Belki umduğumu bulamadığım için belki de bulunduğum ortamlardaki şanssızlığımdan, Gazetecilik Mesleğine geriye dönüş yapmama kararı almıştım.
Medya İlişkileri Direktörü olarak Pronto Halkla İlişkiler Şirketi’ nde göreve başladım. Gazetecilik geçmişim iyi olması sebebiyle direktörlük pozisyonunda başlamamı uygun görmüşlerdi. Halkla ilişkiler adına çok iyi ortamlarda bulundum, dostluklar edindim, çok önemli markalarla medya ilişkileri konusunda çalışma imkanım oldu.
Akabinde teklif aldığım Excel Hill& Knowlton Turkey şirketine geçiş yaptım. Orada da Figen İşbir ile birlikte güzel çalışmalar gerçekleştirdik. Şu an kendi işimi yapıyorum ama bir taraftan da Figen İşbir’ in şirketinin fahri danışmanı olarak kaldığımı söyleyebilirim. Orada da 3 yıl çalıştıktan sonra -yönetimin değiştiği bir dönem- yine bir teklif aldığım için Medya İlişkileri Departmanı kurmak adına Contactplus’ a geçiş yaptım. Orada ilk önce Medya İlişkileri Direktörü sonrasında Müşteri İlişkileri Direktörü olarak çalıştım. 3-3,5 yıl sonunda yorulduğumu düşünerek, mola vermek üzere İngiltere’ ye gittim.
Döndüğüm zaman geçmişteki yaşadığım tecrübelerimle kendimi Kurumsal İletişim Danışmanı olarak konumlandırmıştım. Ya ben bir Pr Ajansı kurucaktım ya da şirketlere danışmanlık hizmeti verecektim. Tesadüf sonucu ara vermeden, gelen teklifleri de değerlendirerek; danışman olarak çalışmaya başladım. Kendimi yenilemeyi ve eğitimleri sevdiğim için ileride eğitim ile çalışmalar yapmayı planlıyorum.

- Mesleğinizin keyif aldığınız ve zor bulduğunuz tarafları neler?
Siz de bilirsiniz ki severek yapılan işler eninde sonunda başarılı oluyor. Gazetecilik, PR ve Halkla İlişkiler geçmişimde her zaman aşkla yaptığım işlerde başarılı olmuşumdur. İletişim sektörü dinamik bir sektör, koşuşturmacanın ve aktivitenin yoğun olduğu bir sektörden bahsediyoruz. Eğer bu yoğunluğu seviyor, strese alışıksanız bu işi kolaylıkla yapabilirsiniz. Yaptığım işlerde doğruluktan ve dürüstlükten yana oldum, hiç bir zaman da doğruluktan ödün vermedim.
Müşterilerime her zaman öncelikli olarak bana güvenmelerini istiyorum. İşimin zorlukları tabi ki var; kurumun imajını ve kültürünü çok doğru yansıtmanız gerekiyor. Kamuoyuna yaptığınız her açıklama ve çalışmalarda imajınıza uygun hareket etmeniz çok önemlidir. Basın ile ilişkiler çok hassas olduğu için dengeyi kurabilmek de önem taşıyor. Yeniliklerden haberdar olmanız, yeni gelişmelere açık olmanız kendi yerininizde saymamanız adına önemlidir.
- Gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz var mı?
2013 yılının kendi adıma iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. Bu zamana kadar çalışmalarımı genel olarak referanslarım aracılığıyla duyurmuştum ama bundan sonra büyümeyi amaçlıyorum. Eğitimini aldığım ve eğitimin sonuna yaklaştığım sosyal medya üzerine gerçekleştirmek istediğim projelerim var. Öğretmenlik tarafım da olduğu için tecrübelerimi eğitimlerle harmanlayacağım platformlarda yerimi almak istiyorum.
Kardeşlerimle birlikte bir eğitim şirketi açma hayalimiz vardı. İleride bir gün o hayali gerçekleştirmeyi istiyorum. Kendi adıma yakın gelecekte eğitimle ilgili çalışmalarım olacağını söyleyebilirim.
- Bir gününüz nasıl geçiyor?
Bu dönem ağırlıklı bir eğitim dönemi geçiriyorum. Genelde, birden fazla kuruma danışmanlık hizmeti verdiğimiz için her kurum için aynı seviyede gözlerimizin ve kulaklarımızın açık olması gerekiyor.
Günüm, gündemi takip etmek ve “Müşterilerimle ilgili haberler çıkmış mı?”, ”Rakiplerin durumu nedir?” gibi haberleri takip etmekle başlıyor. Sonrasında içerikle ilgili detayları ve yorumları müşterilerimle paylaşıyorum. Onlar bu işleri bir bilene teslim ettikleri için bizlerden fikir almayı, bilgi almayı istiyorlar. Akıllı telefonlarımız sayesinde de onların her daim hizmetinde olabiliyoruz.
Zaman çok değerli olduğu için gecikmeyi ve geciktirmeyi sevmiyorum. Haftalık planım, her zaman belli ve programlıdır. Hafta başında genellikle haftanın aksiyonun içeriğiyle ilgili; ne yapmamız gerekiyor, nasıl ilerleyeceğiz, kimlerle görüşeceğiz gibi bir plan gönderiyor hem de iletişime geçiyorum. Böylelikle her daim sıcak iletişimi kişilerle sürdürüyoruz.
O hafta bir görüşmemiz bir röportajımız varsa muhakkak yanlarında bende oluyorum. Zaten öncesinde görüşmeyle ilgili bilgilendirmeler yapıyorum. PR’ da ön hazırlık çok önemli olduğu için gereken bilgilendirmeleri muhakkak müşterime yaparım. Eğer röportaj gerçekleştireceksek, doğru mesajları doğru zamanda paylaşmak açısından, soruları önceden talep eder; sorularla ilgili ön hazırlık yaparız.
Devamında, muhakkak haftanın bir günü müşterilerimin ofislerine giderek kendileri ile görüşüyorum. Bu yüzden muhakkak her müşterimde bana ait bir masam vardır. Ayrıca sosyal medyayı ve gündemi takip ediyorum. Yoğun ama keyifli günlerimiz geçiyor. Organizasyon, eğitim toplantısı gibi zamanlarda yoğunluğumuz daha çok artabiliyor.
- Link Bilgisayar’ ı, Linkinsankaynaklari.com’ u duydunuz mu? Düşünceleriniz neler?
Teknoloji şirketleriyle geçmişte çalışmalarım olduğu için duymuştum. Link Bilgisayar’ ın bir ara sessizliğe büründüğünü biliyorum. Türkiye’ nin ilk yazılım şirketlerinden biri olduğu için iyi bir geçmişi olduğunu biliyorum. Sayenizde de hatırlamış oldum. Sitenizi inceledim ve çok beğendim. Mutlaka bakılması ve görülmesi gereken bir site.. Sizi tebrik ediyor, çalışmalarınızdaki başarılarınızın devamını diliyorum.
